Yemen Gaziler

0

Hazırlayan:
Kamil BAYRAKTAR / Gazeteci Yazar

Hicaz gazilerimizden bir diğeri Hafız Hacı Osman Pirgayipoğlu’dur. Geyikli beldemizde Rumi 1307’de doğan ( gerçek doğumu kendi ifadesiyle Rumi 1305, Miladi 1889) Hafız Hacı Osman Pirgayipoğlu, 1. Dünya Savaşı başlayıncaya kadar köyünde çiftçilikle uğraştı.

Ayrıca hafızlık dersleri de alarak askere gitmeden önce hafız oldu. 1. Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte Vakfıkebir Askerlik Şubesinden başlayan yolculuk deniz yoluyla Trabzon-İstanbul-Süveyş ve Hicaz’da son buldu. Burada bizzat Kâbe’nin güvenliğinden sorumlu bir asker olarak iki yıl üst üste görev yaptı. Görevi sırasında iki kez de Hac eda etti. 

Sonra, Hicaz Fırkası 127. Tabur 11. Alay Onbaşısı rütbesiyle görev yaparken İngilizlere esir düştü. İngilizler tarafından Hindistan’ın Bayma Tayt-Dju şehrine götürüldü. Arkadaşları ile birlikte esaret yıllarını burada geçirdi. Hindistan’daki esaret yılları Osmanlı ordusunun ne denli bir eşi benzeri bulunmaz bir ordu olduğunu Hacı hafız Osman Pirgayipoğlu örneği ile bir kez daha gösterdi. Hacı Osman dahil hiç okuma yazma bilmeyenlere okuma yazma öğretildi. Bununla da yetinilmedi. 

Üst rütbeli esir Osmanlı subayları tarafından bir ordu mektebi tesis edilerek, Hayat Bilgisi, Türkçe, Güzel Yazı / Hüsn-i Hat, Osmanlı Tarihi, Dini İnanç Esasları / Akaid-i Diniyye, Aritmetik, Geometri, Urdu Dili, Coğrafya ve Tarım bilgileri öğretildi. Osmanlıyı eşi bulunmaz bir devlet yapan en büyük özelliklerden biri olan “her şeyi kayıt altına alma” düsturu burada da kendini gösterdi. 

Okuma-yazma ve üst düzey eğitimden geçenlere diploma mahiyetinde imzalı vesikalar verildi. Bu çerçevede Hafız Hacı Osman Pirgayipoğlu da hem okuma-yazma diploması ( 10 Ağustos 1917 tarihli) hem de “esaretgâh-ı Hind’de vaktini vatanın faidesi içün bilgi öğrenmeye hasrederek ‘Ordu Mektebi’nin ikinci sınıfına devam ettiğini mübeyyin vesika” ( 10 Kanun-u Evvel 1334 tarihli) aldı. Hacı Osman Pirgayipoğlu’nun Hind City Tayt-Dju Osmanlı Üsera-i Harbiye Karargâhı’nda aldığı bu vesikadaki Mektep Numarası 121, Esaret Numarası 7052 idi.

Hacı Osman Pirgayipoğlu, toplam yedi yıl süren Hicaz Cephesi’ndeki askerliği ve Hindistan’daki esaretinden sonra Geyikli’ye dönebildi. Ancak bu kez de İstiklal Harbi başlamıştı. Kazım Karabekir komutanlığındaki Doğu cephesinde asker olarak yerini aldı. Uzun süre kaldıktan sonra dönüşü tekrar köyü Geyikli’ye oldu.

Artık iyi bir Osmanlıca okur-yazardı. Hayatını köyünde din eğitimi-öğretimi üzerinde yoğunlaştırdı. Çevre köy ve illerde, hatta yurdun bir çok köşesinde Kur’an Kursu öğretmenliği ve imamlık yaptı. Daha sonraları da çevresinde bilgisine başvurulan, danışılan insan ilgisi gördü. 1969 yılında son haccına gitti. Orada askerlik sırasında tanıdığı yerli halktan insanlar gördüğünden söz etti. 

Hayatının son yıllarını Giresun’un Eynesil ilçesinde geçirdi. 12.02.1985 tarihinde burada, 98 yaşında vefat etti. Vasiyeti üzerine doğduğu köy Geyikli’de Konakyanı Mezarlığına defnedildi. Evli ve beş çocuk babasıydı. İstiklal Madalyası sahibiydi. 

( Not: Hafız Hacı Osman Pirgayipoğlu’na ait bu bilgiler oğlu Orhan Pirgayipoğlu’dan alındı. Torunu sayılan gazeteci Kamil Bayraktar tarafından yayına hazırlandı.) 

Osmanlı tuğrasını taşıyan bu belge umumu seferberliğin
( Rumi 1330) sona ermesi münasebetiyle silah altındaki efrâda/askerlere/neferlere
ve bu arada da Hafız Hacı Osman Pirgayipoğlu’na verilen
matbû/basılı resmi bir askerlik hizmetinden terhis tezkeresidir.
Bu belge 1. Dünya Savaşı’nda (Harb-i Umumi) Hicaz bölgesinde askerliğini yaparken İngiliz ordusuna esir düşerek Hindistan’ın (Hind City) Barma

Tayt-Dju şehrinde/bölgesinde
esaret hayatı yaşayan Trabzon Vilayeti Vakfıkebir-Şarlı kazasının Alagâvur (Geyikli) köyünde oturan Pirgayipoğullarından İbrahim oğlu Hacı Hafız Osman’a, esirler ordugâhında açılan mektebe/okula devam ederek başarı sağladıktan sonra verilen mezuniyet/çıkış belgesidir. Belge içerisindeki şu kayıtlar Osmanlının, esir bile düşse okuma-yazma ve diğer faydalı bilgileri öğrenmeye-öğretmeye ne denli önem verdiğini göstermektedir:


“…İbrahimoğlu Hafız Osman hiç okuyup yazma bilmediği halde userâ-i Osmaniyenin muavenetiyle küşâd eylediği mektebe (buradaki Osmanlı esirlerinin gayretleriyle açtıkları okula) devam ederek memleketine mektup yazacak ve memleketinden gelecek mektupları okuyacak dereceye gelmekle bilimtihân işbu vesika eline verilmiştir.”

Ayrıca bu belgede Hacı Osman’ın, öğretmeni muallim Hüseyin Efendi’nin milli gayretleri ve ardı arkası kesilmeyen öğretim faaliyetleri sonunda üç ay gibi kısa bir zamanda okuyup-yazmayı başardığı ve bunun sınav yoluyla anlaşıldığı ifade edilmektedir. Matbu değil el yazması belge, kumandanların ve muallim subayların mühürlerini taşımaktadır.

Bu belge ise Pirgayibzâde İbrahim Oğlu Hacı Hafız Osman Efendi’nin, Hindistan’da geçirdiği esaret hayatı süresince, vaktini vatanının yararı için bilgi öğrenmeye ayırarak, ordu mektebinin ikinci sınıfına devam ettiğini açıklayan bir belgedir. Belgenin sonunda mülazim/teğmen ve yüzbaşı rütbelerinde; Hayat Bilgisi, Türkçe, Güzel Yazı/Hüsn-i Hat, Osmanlı Tarihi, Dini İnançEsasları/Akaid-i Diniyye, Aritmetik, Geometri, Urdu Dili, Coğrafya ve Tarım öğretmenlerinin/muallim ihtiyat subaylarının imzaları yer almaktadır.

Ayrıca bu belge bize dünyanın herhangi bir yerinde esaret altında dahi olsa, Osmanlının, ordu mensuplarının eğitimine ne derece önem verdiğini, bu eğitimin ise sıradan bir eğitim olmayıp kayıt altına alınacak kadar ciddi ve önemsenerek gerçekleştirildiğini göstermektedir.
Osmanlıca belgeleri, günümüz Türkçesine çeviren:

Prof.Dr. M. Zeki TERZİ ( OMÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi )

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here